Ağaç Oymacılığı Serüvenim




Aşağı yukarı iki sene önceydi. Çok değerli karı koca 2 dostumuzla atölyelerinde çok keyifli vakit geçiriyoruz. Arkadaşlarımız sanatçı, aynı zamanda sanatçı ruhlu da. Buluşmalarımızın birinde, gecenin artık kaçı bilmiyorum, Memed bir anda şöyle bir cümle kuruverdi. "Abi ağaç oysana! Her yer malzeme her yer esin kaynağı, çok yakışır sana."
Hiç aklımda olmayan bir fikir, güm diye iniverdi kucağıma. "Oyma takımlarını falanca yerde buluruz. Bir gün buluşuruz alırırız beraber. Çok güzel keyifli bir hobi." Sarfettiği her cümle daha da heyecanlandırdı beni. Tamam dedim. Takip eden günler oymacılık sanatını uzun uzun araştırdım, videolar izledim. Oymacılık sanatı nedir, tarihi, incelikleri nelerdir. Alet edavat şart tabii, bunlar nelerdir, çırak biri olarak nereden başlamalıyım.

Bu sene yani 2012 başlarında artık icrata geçeyim dedim. İcrata geçmemde önemli bir rol oynayan bir kişi daha oldu. O da müzik sistemimin raf ünitesini yapan usta marangoz abim. Onu anmadan geçemeyeceğim. Mart-nisan aylarıydı. Ustayla sohbet ederken bu hobiye olan merakımdan bahsettim. Saatlerce sohbet ettik. Marangoz atölyesinde, ağaç kokularının içinde, bu işin detaylarını, inceliklerini anlattı. Nereden başlamalıyım, nelere ihtiyacım var gibi, cevaplarını bulamadığım tüm sorulara usanmadan ve büyük bir heyacanla cevap verdi.

Sonunda, oymacılık takımlarını aldım. Usta da bana güzel bir çalışma tezgahı yaptı. Masif ağaçtan 120x60cm'lik, kaç kilo bilmiyorum ama 2 kişi bile zor taşıdığımız bir çalışma tezgahı.


Ve iskarpelayı aldım elime. Şimdi altta ilk "eserlerim" var. Bunlar nedir diye sormayın, ben de bilmiyorum. İlk denemeler esasen, iskarpela çeşitlerini tanıma amaçlı oldu. O kadar çeşit var ve herbiri o kadar farklı oyuyor ki ağacı. Herbirini tanıma, hangi aşamada hangisine ihtiyaç duyacağım gibi cevabını denedikçe öğreneceğim aşamalardan geçiyorum şu ara. İşte ilk eserlerim :)


Soldakini yanlış anlamayın lütfen, neye benzediğini biliyorum ama herhangi bir ahlaksızlık sözkonusu değil. O aslında bir adam.Ya da adamımsı birşey işte. Görüldüğü üzere daha bitmedi. Biter inşallah. Şu an nasıl devam edeceğimi tayin edemiyorum. Belki de bu haliyle ucubemsi bir şekilde kalır. Aslında ilk çalışmam sağ ortadaki. Kabartma denebilirse işte o çalışma. Kanatlı bir "şey" ama ne bilmiyorum. Öyle birşey çıktı işte.

Tabii burada ağaç seçiminin ne denli önemli olduğunu anladım. Şimdi size ilk ağaç alışverişimin nasıl gerçekleştiğini anlatacağım. Dudullu'da bir keresteciye gittim. Ağaçtan anlamam, çeşitlerini bilmem. Gördüğümde de, "hah şu kirazdan alayım 2 tomruk" ya da "sarsana şurdan 3 kilo gürgen" diyecek bilgiye sahip değilim henüz. Girdim içeriye, kocaman bir depo, her taraf kocaman kocaman kerestelerle dolu. Birkaç adım attım, anlamadığım her halimden belli ama çaktırmamaya da çalışıyorum bu arada, dükkan çalışanı yan yan kesti beni, anlamaya çalışıyor amacımı. Yanaştı,
"buyur abi" dedi.
"Ya oymacılığa başladım, ağaç arıyorum güzel oyacak" dedim.
"Ne oyacan?" dedi
"Ağaç" dedim
"Niye ki?" dedi

Diyalog çıkmaza doğru gidiyor. Adam anlam veremedi söylediklerime.

"Ya işte hobi. Aletle oyacam ufak ufak" dedim.
Adamın gözleri büyüdü.
"Niye oyacan abi?" dedi.
"Ne yapacan oyduğun ağacı, masa filan mi yapıcan" dedi
Şimdi adam beni anlamaya çalışıyor besbelli. Ama ben de onu anlamaya çalışıyorum. Soruların absürdlüğüne takılmadan anlatmaya çalıştım. Durakladığımı görünce,
"Nasıl ağaç aryon abi?" dedi.
Hah dedim, doğru yoldayım.
"İşte ne bileyim, şöyle 20'ye 30 dikdörtgen parçalar var mı sizde?" dedim
"N'apcan ki onlarla" dedi.
Adam benimle dalga mı geçiyor yoksa hakikaten anlamaya mı çalışıyor kestiremedim. O da rahat değil, temkinli.
"Böyle bölye (elle tarif ediyorum, bir elimde iskapela bir elimde tokmak varmış gibi) kabartma gibi şekil çıkartacağım" dedim.
"Haaa tablo gibi" dedi.
Ooohhh be dedim içimden.
"Peki sonra ne yapcan onu, ne olacak o" dedi
"Süs" dedim "asacağım duvara ya da koyacağım bir köşeye" dedim
"Vay be" dedi şaşkın şaşkın.
"Bir de küp gibi çok büyük olmayan parçalar var mı?" dedim
"Onu n'apcan?" dedi.
"İşte onu da oyacağım, şekil vereceğim" dedim
"Onu da mı asacaan?" dedi
"Yok o biblo gibi olacak, koyucam bir köşeye" dedim
"Tamam abi" dedi "ayarlarız birşeyler" dedi.
Derin bir oh çekerek aslında en zor sorunun henüz gelmediğini atlamışım.
"Nasıl ağaç istiyon abi, bizde çam var çoğunlukla" dedi
İşte buna verecek hiçbir cevabım yoktu. Artık ne olursa alıp çıkmak istiyordum.
Adamla seçtik birkaç parça, ben bunları kesip istediğin şekle sokayım dedi ve gitti. Ben de hemen yanda bulunan hırdavatçıya gittim. Tokmak bulamamıştım istediğim gibi. Girdim içeri.
"Abi tokmak arıyorum" dedim.
"Ne için arıyorsun tokmağı" dedi.
Tokmağın da çeşitleri olduğunu ve uygulama alanlarına göre çeşitlilik gösterdiğini o soruyla anladım. Hazır mısın Erkan diyaloğa diye de içimden geçirdim.
"Ağaç oyacağım" dedim
"Tokmakla mı?" dedi. Şimdi bu soruyu sorduğunda adamın aklından neler geçiyordu çok merak ettim. Beni bir ağaç ve bir tokmakla o ağacı oymaya çalışırken mi hayal etti? Ya da bir tokmakla neler yapılabileceğinin yeni farkına varmış ve anlamaya mı çalışıyordu.
"Ya işte iskarpela var arkadan vuracağım tokmakla buna" dedim. gülmemek için nasıl zor tutuyorum kendimi.
"Ha anladım!" dedi gülümseyerek. Sonra ekledi,
"Abi sen ne iş yapıyorsun?" dedi.
"Turizmciyim" dedim
"Oooo turist var mı çok abi" dedi. Şimdi konu bir anda saptı.
"Eh fena değil işte." dedim çok uzatmayarak
"İngilisce bilmek lazım di mi?" dedi.
"Ne iş yaptığına bağlı" dedim. Demez olaydım.
"Nasıl yani?" dedi
"Hangi bölümde çalıştığına bağlı. Turistle yüzyüze gelmiyorsan çok da gerekli değil" dedim. Anlamıştı, düşünceli düşünceli başını salladı. Sonra konumuza döndük.
"Abi sen bu işi ne zaman yapcan" dedi.
"İşte ne bilim, akşamları, haftasonları. Vakit buldukça" dedim
"Akşam mı, haftasonu mu?" Adam şaşırmıştı. Bu işlerle niye vakit kaybettiğimi anlamamış, sordu can alıcı soruyu.
"Abi niye yapıyosun bunu?" dedi
"Hobi" dedim "meşgale, birşeyler yapmak istiyordum bunu seçtim" dedim
Bu arada çaylar söylendi, tokmak bulundu. Sohbet bitti. Adam çok memnun oldu tanıştığımıza. Ne yalan söyleyeyim ben de. Keyifle ayrıldım oradan. Ağaçlar da hazırdı. Arabaya yükledik. Eve döndüm.

Çam iyi çıktı mı? Pek değil. Çok yumuşak ve damarlıydı. Olsun, öğreniyorum işte. Usta birkaç ağaç parçası verdi, onlarla çalışacağım. Zor kısım bu ağacı bulmakmış meğerse. Heryer marangoz, keresteci ama istediğim ebatlarda istediğim ağacı bulmak biraz zor olacak.

İşte oymacılık sanatına adım atmam böyle oldu.
Zaman içinde "eserlerimi" paylaşırım sizlerle.

Sevgili Memed'e bu fikri kafama soktuğu için ustaya da çalışma tezgahı ve işin incelikleri konusunda yol gösterdiği için ne kadar teşekkür etsem azdır.

13 yorum:

İpek dedi ki...

Şu an üzerinde çalıştığın parça bittiğinde çok güzel olacak, uğur getirecek.

Erkan dedi ki...

Acemilik dönemi için zor bir çalışma seçmişim.
Bakalım bitince nasıl olacak :)

Resul ÇAVUŞOĞLU dedi ki...

Merhaba,
Oyma setiniz çok ilgilimi çekti. Bu şekilde kutusu ile beraber nerde buldunuz. Bende başlangıç aşamasındayım ama daha ekipmana karar veremedim:(

Erkan dedi ki...

Sayın Çavuşoğlu,
Ilginiz için teşekkür ederim.
Oyma kalem setini Bauhaus'tan aldım. Set olarak satıldığı gibi adet olarak farklı ebat ve tiplerde de satılmakta. Kaliteli ve tutulan bir markaymış.
Alman menşeili, üzerinde kiraz resmi bulunmaktadır.
Yeni hobinizde kolaylıklar dilerim.

Resul ÇAVUŞOĞLU dedi ki...

Bilgilendirme için teşekkürler. Siz hobinizi ilerletmişsinizdir. Eserlerinizin son hallerinide görmek isteriz. Bauhaus'da bu ürünleri gördüm ama bu şekilde set olarak bulamadım. Ayrı ayrı toplamak yerine kutusu ve bileme taşı ile beraber set çok güzel. Olmadı kendi kutumu yapmam gerekecek:)

Erkan dedi ki...

Rica ederim ne demek :)
içerenköy carrefour'un oradaki bauhaus'a baktınız mı? Orada bu ürünün çeşitleri çokça var.
Ilerleme kaydettim mi? Henüz çok başındayım, vakit de ayırmak gerekiyor. Halen herbir kalemi deneme ve anlama, ağaçları tanıma aşamasındayım. Ama nihayet bir çalışmamı bitirdim, yakında fotoğraflarıyla birlikte paylaşacağım.

Murat Ayvaz dedi ki...

İSKARPELA SETİNİ NERDEN VENE KADARA ALDINIZ MERAK ETTİM...

Erkan dedi ki...

Murat bey,
Takımı bauhaus'dan almıştım. Fiyatını tam hatırlamıyorum ama 350TL civarı idi (kutulu set olan takım).
Az kullandım be satmayı düşünüyorum. Nedeni ise ihtiyacıma göre özel set yaptırma isteğim.
Bir araştırın,bana mailinizi gönderin, oradan haberleşiriz.

Babil Tanrıöver dedi ki...

Selamlar

Ben de aynı sizin gibi ağaç oymacılığına meral sardım. uzunca bir süredir de ne nereden kaça nasıl alınır. Nasıl alınır gibi bir çok soruya cevap bulmaya çalışıyorum. Geçenlerde çok değerli bir internet sitesi buldum. Hem ağaç temini hem de malzeme temini için gerçekten çok iyi. İlgilenenler ile paylaşmak istedim.

http://www.mehmetmarangoz.com/

Bu siteye girdiğinizde en yumuşaktan en sertine kadar çeşitli ebatlarda ağaç plakaları alabiliyorsunuz. Fiyatlar da çok yüksek değil. Ayrıca tam takım oyma setleri de alabilmeniz mümkün.

Umarım bu işe merak saran herkese faydalı olur.

Ozer Ozbay dedi ki...

Merhaba, kendinize çok güzel bir uğraş secmişsiniz. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Sizden bir ricam olacak. Tezgahınızı yaptırdığınız marangozun iletişim bilgilerini paylaşabilir misiniz? ben de buna benzer bir şey yaptırmak istiyorum.

Erkan dedi ki...

Özer bey,
Nazik iletiniz için teşekkür ederim.

Yaptırdığım çalışma tezgahı tamamen özel bir üretim oldu. Çalışma odasına sığabilecek ölçülerde masif ahşaptan yapıldı.
Özcan Usta ile cep telefonundan irtibata geçin isterseniz, sizlere yardımcı olacaktır muhakkak.

http://cms.ticiz.com/about_us

Selamlar,

Gökhan Saltık dedi ki...

Merhaba,
Çok güzel bir paylaşım olmuş. Umarım hobiniz hala devam ediyordur.

Ben desizin çalışma masanız gibi bir masa arayışındayım.
Benim size şöyle bir sorum olacak, bu masaların delikli olanları var, ahşabı tutturmak için.
Sizin çalışmalarınızda bu sorun olmadı mı?
Masanın düz olması ahşabın oynamasına sebep olabilir diye düşündüm.


Erkan dedi ki...

Gökhan bey teşekkür ederim.
Çalışma Tezgahını bence her halükarda deliksiz ve ağır malzemeden yaptırın.
2-3 santimlik 1x1 metre ya da arzu ettiğiniz ebatlarda sert bir parça kestirip belli aralıklarla delikler açtırabilirsiniz. Bu parçayı da çalışacağınız zaman ya da ihtiyaç duyduğunuz anlarda işkence ile çalışma masasına tutturursunuz.

Aklımda olan ve yapmayı planladığı şey bu. Şimdilik çalıştığım ahşapları işkenceyle masaya sabitliyorum.

Sevgiler
erkan